KASTAMONUTAŞKÖPRÜ

SARIMSAK

TAŞKÖPRÜ

POMPEİPOLİS

AKTİVİTELER KÜLTÜR GELENEK GÖRENEKLER ILGAZ

FESTİVAL

NASIL GİDİLİR
TAŞKÖPRÜ (ancient Pompeiopolis) is a town and district of Kastamonu Province in the Black Sea region of Turkey  The town takes its name from the stone bridge constructed in the 13th century by the Çobanoğlulları on the Gökırmak. The 68 meter span is supported on seven arches and still carries automobile traffic. TAŞKÖPRÜ is 42 km from Kastamonu and is noted for its garlic.
BU İLÇEYİ GEZMEDİYSENİZ DÜNYAYI GEZMİŞ OLAMAZSINIZ

TAŞKÖPRÜ KASTAMONU

         EROLKARA SİTELERİ'NİN BİR HİZMETİDİR

İletişim

ANA SAYFA BU SİTE TAŞKÖPRÜ İLÇESİ HAMZA OĞLU KÖYÜ'NDEN BABAM ŞÜKRÜ OĞLU MERHUM HACI YUSUF KARA  ANISINA HAZIRLANMIŞTIR. ALLAH azze ve celleden KENDİSİNE AF VE RAHMET DİLERİM. AMİN
NEDEN BÖYLE BİR SİTE MEKTUPLARINIZ GENEL TANITIM GÖRÜNTÜLER ZİYARETÇİ DEFTERİMİZ AÇILDI MESAJLARINIZI YAZABİLİRSİNİZ
TAŞKÖPRÜ ŞİFA DAĞITIYOR
İŞTE SAĞLIK YÖNÜNDEN

ŞİFA KAYNAĞI SARIMSAK

Her derde deva SARIMSAK

Şifalı bir bitki olduğunun kanıtlanmasıyla birlikte sarmısağa talep de arttı. Özellikle, Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde üretilen sarmısak, dünya pazarında büyük ilgi görüyor.

Dursun Özden

Eski Türklerde, savaş öncesinde askerlere ve kına gecesinde de damatla geline sarmısak yedirilirmiş. Bunun nedeni sarmısağın güç verdiğine ve cinsel isteği artırdığına inanılmasıymış. Günümüzde ise sarmısağın kansere ve başka birçok hastalığa karşı antibiyotik işlevi gördüğü iddia ediliyor. Eczanelerde de acısız ve kokusuz sarmısak tabletleri şifa verici diye satılıyor.
Yüzyıllardır insanoğlunun ilaç niyetine kullandığı mucizevi bitki sarmısak, son yıllarda yeniden keşfediliyor. Gerek doğal beslenmeye dönüş akımı gerekse klinik araştırmalar sarmısağın değerini artırmış durumda. Tarih boyunca bazen tanrılara özgü bir nektar, bazen de vampirlere ve kötü ruhlara karşı "nazarlık" olarak kullanılan sarmısağın insan sağlığına yararları, şimdi bilimin mikroskobu altında...

Sarmısak merkezi
Taşköprü, Batı Karadeniz Bölgesi'nde, Kastamonu iline bağlı bir ilçe. İlçeye adını veren tarihi taşköprü, uzun yıllara meydan okuyarak dimdik ayakta duruyor. İlçenin tek giriş çıkış yeri burası. Gökırmak üzerindeki 69 metrelik köprü, M.S. 1366'da Yağmur Bey'in oğlu Ali Bey tarafından yaptırılmış.
Taşköprü çeşitli uygarlıklara sahne olmuş, tarih ve kültür zenginlikleriyle dolu bir yerleşim yeri. İlçenin karşısında bulunan Zımbıllı Tepe'deki Romalılardan kalma Pompeiopolis harabeleri ve antik kenti bunun en belirgin kanıtı. İlçede Selçuklu ve Osmanlı tarihinin izlerine rastlamak da mümkün. Oğuzların Kayı boyundan olan Taşköprüler konuşmaları, şiveleri, giyimleri ve gelenek göreneklere bağlılıkları ile dikkat çekiyor.
Taşköprü aynı zamanda Türkiye'nin başlıca sarmısak üretim merkezlerinden. Yılda 20 bin tonluk üretim kapasitesiyle dünya pazarında Çin, İran ve Malezya ile rekabet ediyor.
Taşköprü'de meşhur kuyu kebabı yanında sarmısak yeniliyor. İlçede sarmısak kokulu erkeklere ilgi fazla... Uluslararası üne sahip Taşköprü sarmısağı, bu ünü kalitesine ve uzun ömürlü oluşuna borçlu. Taşköprü sarmısağının üretiminin artırılması, kalitesinin yükseltilmesi, fabrikasyona dönüştürülmesi ve üreticilerin desteklenmesi için büyük çabalar sarfeden Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan, "Artık endüstri bitkisi olan sarmısağın ilaç sanayiinde işlenmesi için, devletin ve işadamlarının yatırımına her türlü kolaylığı sağlayacağız," diyor. Ardından sözlerini şöyle sürdürüyor: "Biz bin bir güçlüklerle üretiyoruz, başkaları kaymağını yiyor. Amerikalılar bizden sadece 200 bin liraya aldıkları sarmısağı şişeye koyarak, yine bize 100 tabletini 8 milyon liradan satıyor. Eczanelerde ve baharatçılarda satılan 'Kyolic' adlı sarmısak hapının aslı, bir kilo Taşköprü sarmısağıdır."
Adını yalnızca festivallerde duyduğumuz Taşköprü sarmısağı, bölgede çalışan binlerce kadın - erkek üreticinin el emeği, göz nuru ve geçim kaynağı... İlçe geleceğini sarmısağa bağlamış durumda. Eğer desteklenirse, sarmısak artık sanayi bitkisi olarak, yalnızca Taşköprülü üreticilerin değil, Türkiye'nin de yüzünü güldürecek.

Şifalı bitki
Trakya ve Anadolu'nun pek çok yerinde üretilen sarmısağın şifa dağıttığı ve özellikle tansiyon için köylülerin ceplerinde mutlaka birkaç diş sarmısak bulundurdukları bilinir. Sarmısaklı yemekler, turşular, çemen ve özellikle sarmısaklı cacık, Türk mutfağının vazgeçilmez yiyeceklerindendir. Taşköprü'nün selenyumu bol ve kumlu topraklarında ve de özel iklim koşullarında yetiştirilen iri dişli, parlak, dayanıklı (en az bir yıl bozulmadan kalan) ve diri Taşköprü sarmısağı, şifalı bitkilerin başında geliyor.
Anavatanı Orta Asya olan sarmısağın tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Lokman Hekim ve Evliya Çelebi'nin kitaplarında da, sarmısağın mucizevi bitki olarak şifa dağıttığı yazmaktadır. Nitekim, Amerika'da yayımlanan The New York Times Magazine de geçtiğimiz günlerde şu başlığı attı: "1000 yılın en iyi bitkisi kutsal sarmısak." Yazıda, insanlık tarihi kadar eski olan sarmısağın protein, kalsiyum, fosfor, demir, A, B, C vitaminleri ile zengin bir besin kaynağı olduğu vurgulanıyordu. Sarmısağın içeriğindeki anti - oksidantlı maddeler sayesinde kansere karşı etkili bir bitki olduğu da belirtiliyordu.
Evet, eskiden acılı ve kokulu diye uzaklaştığımız sarmısak artık kokusuz ve tatlı yeni versiyonu ile sağlıklı yaşamımızın bir parçası olarak gündemimizde yer alıyor.

Faydaları
Bilim adamları sarmısağın faydalarını şöyle sıralıyor: Sigaranın zararlı etkilerini azaltır. Zehirlenmeye karşı etkilidir. Kansere karşı en şifalı bitkidir. Kan pıhtılaşmasını önler. Damar sertliğini azaltır. Sivrisinek ve böcekleri uzaklaştırır. Sinir sistemini ve kan dolaşımını düzenler. Gribi ve nezleyi önler. Güç ve enerji verir. Cinsel gücü artırır. Diğer bitkilerden 58 kat fazla kalsiyum içerdiği için, uzun ömürlü ve mikrop öldürücü etkisi ile de antibiyotik özelliği göstermektedir.

MİLLİYET 8 ŞUBAT 2000


TÜRKİYE’DEKİ SARIMSAK TARIMI VE TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞI ÜZERİNE COĞRAFİ AÇIDAN BİR İNCELEME

(A Geographical Study On Garlic Agriculture And Taşköprü Garlic In Turkey)

Yard. Doç .Dr. B. Ünal İBRET*

ÖZET 

Tarihte yemeklere tad vermenin yanında birçok hastalığın tedavisinde de mucize bitki olarak kullanılan sarımsak, günümüzde artık gıda sanayisinde de kullanılan bir bitki haline gelmiştir. Dünyanın birçok mutfağında yoğun olarak sarımsak kullanılmakta, tıbbi araştırmalarla sağlık açısından önemi anlaşıldığı için gelişmiş ülkelerde tablet haline getirilerek ilaç olarak da değerlendirilmektedir. Anadolu ve yakın coğrafyası sarımsağın anavatanı olarak bilinmektedir. Bu sebeple ülkemizde sarımsak çok eski zamanlardan günümüze yemek kültüründe ve halk hekimliğinde kullanılmaktadır. Ülkemizin başta karasal iklim geçiş bölgeleri olmak üzere, birçok yeri sarımsak tarımına uygundur. Ancak sarımsak geleneksel yöntemlerle tarımı yapılan bu sebeple yoğun olarak işgücü ve emek isteyen bir bitki olduğu için ülkemizin birçok yöresinde üretilmemektedir. Ülkemizin en önemli sarımsak üreten illerinden birisi Kastamonu’dur. Kastamonu kendi adını verdiği sarımsağı ile Türkiye’deki toplam yıllık sarımsak üretiminin yaklaşık %20’sinden fazlasını üretmektedir. Kastamonu sarımsağı denilince akla Taşköprü gelmelidir. Çünkü Kastamonu ilindeki yıllık toplam sarımsak üretiminin %90’nına yakınını Taşköprü İlçesi üretmektedir. Geçim kaynaklarının sınırlı olduğu Taşköprü’de sarımsak tarımı yoğun olarak tarımsal işgücü kullandığı için kırsal nüfusun tarlaya bağlanmasına yardımcı olmuştur. Kastamonu sarımsağı kalitesi, araması ve dayanıklılığıyla ülkemizin en önemli çeşitleri arasındadır. Ancak bu sarımsağın iç ve dış pazarlarda tanıtımının yapılması gerekmektedir. Bu amaçla Taşköprü’de Sarımsak Festivali düzenlenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Sarımsak, Tarım, Kastamonu, Taşköprü.

ABSTRACT

Was used for flavoring meals besides curing too many diseases as a miraculous plant has now become a plant being used in food industry. Garlic has largely been used in too many kitchens' of the world, and since its importance is understood in health by means of medical studies it has been produced in form of tablets as a medicine in developed countries. Anatolia and its close geographical surroundings are known to be the native land of garlic. Because of this garlic has been used in our country since its past history both in people's food culture and in their traditional medicine as a herb so far.

Most regions of our country including mainly the terrestrial passage regions are suitable for garlic agriculture. However; since garlic agriculture has been done with traditional methods and so requires too much labor and task-force it cannot be grown in many parts of our country. The most important city growing garlic in our country is Kastamonu. Kastamonu, which named its garlic after itself, has been growing nearly more than 20% of Turkey's total yearly garlic need.

Taşköprü must be remembered when the garlic of Kastamonu is mentioned. Because Taşköprü has been growing about 90% of the total garlic grown in Kastamonu yearly. In Taşköprü, where the mainstays are limited, garlic agriculture has helped to hold the country population in the region since it has required a large amount of agricultural human force. The garlic of Kastamonu is among the most important species with its quality, aroma and durability in our country. But this garlic must be introduced to domestic and foreign markets. Because of this The Garlic Festival has been organized in Taşköprü.

Key Words: Garlic, Agricultur, Kastamonu, Taşköprü.

TÜRLÜ DERTLERE DEVA BESİN

Eski Türklerde, savaş öncesinde askerlere ve kına gecesinde de damatla geline sarmısak yedirilirmiş. Bunun nedeni sarmısağın güç verdiğine ve cinsel isteği artırdığına inanılmasıymış. Günümüzde ise sarmısağın kansere ve başka birçok hastalığa karşı antibiyotik işlevi gördüğü iddia ediliyor. Eczanelerde de acısız ve kokusuz sarmısak tabletleri şifa verici diye satılıyor.
Yüzyıllardır insanoğlunun ilaç niyetine kullandığı mucizevi bitki sarmısak, son yıllarda yeniden keşfediliyor. Gerek doğal beslenmeye dönüş akımı gerekse klinik araştırmalar sarmısağın değerini artırmış durumda. Tarih boyunca bazen tanrılara özgü bir nektar, bazen de vampirlere ve kötü ruhlara karşı "nazarlık" olarak kullanılan sarmısağın insan sağlığına yararları, şimdi bilimin mikroskobu altında...

Şifalı bitki
Trakya ve Anadolu'nun pek çok yerinde üretilen sarmısağın şifa dağıttığı ve özellikle tansiyon için köylülerin ceplerinde mutlaka birkaç diş sarmısak bulundurdukları bilinir. Sarmısaklı yemekler, turşular, çemen ve özellikle sarmısaklı cacık, Türk mutfağının vazgeçilmez yiyeceklerindendir. Taşköprü'nün selenyumu bol ve kumlu topraklarında ve de özel iklim koşullarında yetiştirilen iri dişli, parlak, dayanıklı (en az bir yıl bozulmadan kalan) ve diri Taşköprü sarmısağı, şifalı bitkilerin başında geliyor.
Anavatanı Orta Asya olan sarmısağın tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Lokman Hekim ve Evliya Çelebi'nin kitaplarında da, sarmısağın mucizevi bitki olarak şifa dağıttığı yazmaktadır. Nitekim, Amerika'da yayımlanan The New York Times Magazine de geçtiğimiz günlerde şu başlığı attı: "1000 yılın en iyi bitkisi kutsal sarmısak." Yazıda, insanlık tarihi kadar eski olan sarmısağın protein, kalsiyum, fosfor, demir, A, B, C vitaminleri ile zengin bir besin kaynağı olduğu vurgulanıyordu. Sarmısağın içeriğindeki anti - oksidantlı maddeler sayesinde kansere karşı etkili bir bitki olduğu da belirtiliyordu.
Evet, eskiden acılı ve kokulu diye uzaklaştığımız sarmısak artık kokusuz ve tatlı yeni versiyonu ile sağlıklı yaşamımızın bir parçası olarak gündemimizde yer alıyor.



Faydaları
Bilim adamları sarmısağın faydalarını şöyle sıralıyor: Sigaranın zararlı etkilerini azaltır. Zehirlenmeye karşı etkilidir. Kansere karşı en şifalı bitkidir. Kan pıhtılaşmasını önler. Damar sertliğini azaltır. Sivrisinek ve böcekleri uzaklaştırır. Sinir sistemini ve kan dolaşımını düzenler. Gribi ve nezleyi önler. Güç ve enerji verir. Cinsel gücü artırır. Diğer bitkilerden 58 kat fazla kalsiyum içerdiği için, uzun ömürlü ve mikrop öldürücü etkisi ile de antibiyotik özelliği göstermektedir.

Etki ve Kullanılış : Eski çağlardan beri bilinen ve kullanılan bir drog’dur. Orta çağda özellikle salgın hastalıklar (kolera, veba gibi) ile mücadelede kullanılmıştır. Antiseptik, idrar artırıcı, safra salgılarını artırıcı, solucan düşürücü (özellikle askarit ve oksiyürlere karşı), iştah açıcı, tansiyon (kan basıncı) ve kolesterol düşürücü, kanı sulandırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir. Antiseptik (mikrop öldürücü) etki taşıdığı allicin’den ileri gelmektedir. Antiseptik ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi; tarihçi Herodot’a göre eski Mısırlılar tarafından da bilinmekteydi. Çünkü Mısırlılar piramitlerin yapımında çalıştırdıkları işçilere her öğün sarımsak, soğan ve turp yediriyorlardı. II. Dünya savaşı sırasında, yaralandıkları zaman yaralarının mikrop kapmasını önlemek için, ezerek yaranın üzerine konmak üzere Rus askerlerine sarımsak verilmiştir.

Kullanılış şekli : Kurt veya solucan düşürücü olarak, kabuğu soyulmuş olan bir sarımsak dişi bir ekmek kabuğu parçasına kuvvetle sürülür ve çıkan esansı emmiş olan ekmek parçası yenilir. Aynı amaç için sarımsak şurubu da kullanılmaktadır. 100 gr parçalanmış sarımsak, 200 gr su ve 200 gr şeker ile 1 gün bekletildikten sonra iyice karıştırılıp süzülür. Elde edilen şuruptan günde 2-3 yemek kaşığı içilir. Haricen yara iyi edici olarak, taze sarımsak lapa halinde yara üzerine konur. Aynı amaç için sarımsak usaresi de kullanılabilir. Usare hazırlamak için bir miktar sarımsak havanda ezilir, sıkılarak alınan usarenin 1 gr miktarı 10 gr su ile sulandırılır ve bu karışımın içine, usarenin bozulmasını önlemek için, 10 damla kadar etil alkol konur. Bu usare haricen bilhassa saç hastalıklarının (saçkıran vs.) tedavisinde saçlı deri kısmına sürülür. Tansiyon düşürücü olarak 10 gr sarımsak başı ezilir, üzerine 10 gr etil alkol konur, karışım 1 gün bekletildikten sonra ince bir bez veya süzgeçle süzülür. Elde edilen özsudan günde 3 defa 15-30 damla alınır.

    Sarımsağın, mide ve bağırsakları güçlendirici, mikropları ve virüsleri yok edici etkisi oldukça önemlidir. Öncelikle bacak, göz arkası ve beyin damarları olmak üzere, tüm damarları genişleterek, daha iyi beslenmelerini ve böylece, hızlı yaşlanmamalarını sağlar. Aynı zamanda tüksek kan basıncını (hiper tansiyon) başarıyla düşürür, kolesterol düzeyini normalleştirir ve damar iltihabı (tromboz-tromboflebit ) oluşumunu önler. Sarımsak, organizmayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı korur.

    Sarımsak doğrudan yenerek, salata ve yemeklere karıştırılarak veya sütle içilerek, sarımsak tentürü yapılarak, kokulu veya kokusuz sarımsak tabletleri halinde kullanılabilir.

    Eğer yendikten sonra rahatsız edici bir koku oluşturmasaydı, kuşkusuz çok daha yaygın biçimde tüketilirdi. Ama onun değerli gücünden yararlanabilmek için büyük miktarlarda tüketmek gerekmez . Beklenen etki, gün boyunca 3-4 diş sarımsak yenerek sağlanabilir. Ayrıca koku problemi olmayan sarımsak tabletleri ve tentürü de aynı işi rahatlıkla görebilir. Önemli olan, aşırıya kaçmamak şartıyla kullanımdaki sürekliliktir.

Sarımsak Sütü : 2-3 diş sarımsak ezilir veya ince kıyılır, 1 su bardağı soğuk süte eklenir ve hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. İhtiyaç duyulduğunda 1 bardak taze demlenmiş sarımsak sütü soğutulmadan içilir.

Sarımsak Tentürü : Yeni sökülmüş sarımsak soğanının (diş) ayıklanarak ince kıyılan dişlerin etil alkole veya elma sirkesine yatırılmasıyla elde edilir. Tentür hazırlanması ile ilgili ayrıntılı bilgi için

    Kronik bronşit, sindirim problemleri, romatizma, kas ve organ ağrıları ve yüksek kan basıncı (tansiyon) öncelikli kullanım alanlarıdır. Ama erken yaşlanmaya karşı uygulanan bir tentür kürü de çok olumlu sonuçlar verir. En zaından 5-6 ay sürecek olan bu kür sırasında, sabah ve öğlen saatlerinde 10-15 damla D6 inceltisi, yarım yemek kaşığı ılık suya eklenerek alınır. Böylece kişi ileri yaşlara kadar sağlıklı ve hareketli kalabilir. Et yemeyi seven, fazla kilolu, gaz şişkinliği çeken yaşlı kişileri hızlı çöküntülerden korumak için de, uzunca bir süre, sabah ve öğlen saatlerinde 10-15 damla D3 inceltisini yarım yemek kaşığı ılık suya ekleyerek kullanmaları önerilir.

 

UĞRUNA FESTİVAL YAPILAN BESİN SARIMSAK
 

Sarımsak veya sarmısak (Allium sativum L.), 25-30 cm yükseklikte, yeşilimsi beyaz veya pembe çiçekli, otsu bir kültür bitkisidir. Nadir olarak tohum bağlar. Bu nedenle soğancıkları (diş) ile üretilir. Ülkemizde “Beyaz sarımsak” ve “Siyah sarımsak” olmak üzere 2 çeşit yetiştirilmektedir. Tedavide beyaz sarımsak kullanılır. Vatanının orta Asya stepleri olduğu sanılmaktadır.

 

Dış Görünüş :Soğan, beyaz veya pembemsi renkli, az adette soğancıkdan (diş) meydana gelir. Dişlerin hepsi bir arada bir kabuk tarafından sarılmışlardır. Çok kuvvetli ve keskin bir kokusu ve yakıcı bir lezzeti vardır.

Bileşim : Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz), vitaminler (A, B, C ve E) ve eterli uçucu yağ (alliin, allicin, ajoen) , scordein, selen ile dişilik ve erkeklik hormonlarına benzer maddeler taşımaktadır. Bu uçucu yağda özellikle allil disülfür bulunmaktadır. Bu bileşik kükürtlü bir amino asit olan alliin’in alliinaz isimli ferment etkisi ile parçalanarak allicin’i vermesi, allicin’in de, su buharı veya su karşısında, allil disülfür’e dönüşmesi sonucu meydana gelir. Sarımsağa özel koku ve lezzeti veren taşıdığı kükürtlü uçucu yağdır.

Etki ve Kullanılış : Eski çağlardan beri bilinen ve kullanılan bir drog’dur. Orta çağda özellikle salgın hastalıklar (kolera, veba gibi) ile mücadelede kullanılmıştır. Antiseptik, idrar artırıcı, safra salgılarını artırıcı, solucan düşürücü (özellikle askarit ve oksiyürlere karşı), iştah açıcı, tansiyon (kan basıncı) ve kolesterol düşürücü, kanı sulandırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir. Antiseptik (mikrop öldürücü) etki taşıdığı allicin’den ileri gelmektedir. Antiseptik ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi; tarihçi Herodot’a göre eski Mısırlılar tarafından da bilinmekteydi. Çünkü Mısırlılar piramitlerin yapımında çalıştırdıkları işçilere her öğün sarımsak, soğan ve turp yediriyorlardı. II. Dünya savaşı sırasında, yaralandıkları zaman yaralarının mikrop kapmasını önlemek için, ezerek yaranın üzerine konmak üzere Rus askerlerine sarımsak verilmiştir.

Kullanılış şekli : Kurt veya solucan düşürücü olarak, kabuğu soyulmuş olan bir sarımsak dişi bir ekmek kabuğu parçasına kuvvetle sürülür ve çıkan esansı emmiş olan ekmek parçası yenilir. Aynı amaç için sarımsak şurubu da kullanılmaktadır. 100 gr parçalanmış sarımsak, 200 gr su ve 200 gr şeker ile 1 gün bekletildikten sonra iyice karıştırılıp süzülür. Elde edilen şuruptan günde 2-3 yemek kaşığı içilir. Haricen yara iyi edici olarak, taze sarımsak lapa halinde yara üzerine konur. Aynı amaç için sarımsak usaresi de kullanılabilir. Usare hazırlamak için bir miktar sarımsak havanda ezilir, sıkılarak alınan usarenin 1 gr miktarı 10 gr su ile sulandırılır ve bu karışımın içine, usarenin bozulmasını önlemek için, 10 damla kadar etil alkol konur. Bu usare haricen bilhassa saç hastalıklarının (saçkıran vs.) tedavisinde saçlı deri kısmına sürülür. Tansiyon düşürücü olarak 10 gr sarımsak başı ezilir, üzerine 10 gr etil alkol konur, karışım 1 gün bekletildikten sonra ince bir bez veya süzgeçle süzülür. Elde edilen özsudan günde 3 defa 15-30 damla alınır.

    Sarımsağın, mide ve bağırsakları güçlendirici, mikropları ve virüsleri yok edici etkisi oldukça önemlidir. Öncelikle bacak, göz arkası ve beyin damarları olmak üzere, tüm damarları genişleterek, daha iyi beslenmelerini ve böylece, hızlı yaşlanmamalarını sağlar. Aynı zamanda tüksek kan basıncını (hiper tansiyon) başarıyla düşürür, kolesterol düzeyini normalleştirir ve damar iltihabı (tromboz-tromboflebit ) oluşumunu önler. Sarımsak, organizmayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı korur.

    Sarımsak doğrudan yenerek, salata ve yemeklere karıştırılarak veya sütle içilerek, sarımsak tentürü yapılarak, kokulu veya kokusuz sarımsak tabletleri halinde kullanılabilir.

    Eğer yendikten sonra rahatsız edici bir koku oluşturmasaydı, kuşkusuz çok daha yaygın biçimde tüketilirdi. Ama onun değerli gücünden yararlanabilmek için büyük miktarlarda tüketmek gerekmez . Beklenen etki, gün boyunca 3-4 diş sarımsak yenerek sağlanabilir. Ayrıca koku problemi olmayan sarımsak tabletleri ve tentürü de aynı işi rahatlıkla görebilir. Önemli olan, aşırıya kaçmamak şartıyla kullanımdaki sürekliliktir.

Sarımsak Sütü : 2-3 diş sarımsak ezilir veya ince kıyılır, 1 su bardağı soğuk süte eklenir ve hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. İhtiyaç duyulduğunda 1 bardak taze demlenmiş sarımsak sütü soğutulmadan içilir.

Sarımsak Tentürü : Yeni sökülmüş sarımsak soğanının (diş) ayıklanarak ince kıyılan dişlerin etil alkole veya elma sirkesine yatırılmasıyla elde edilir. Tentür hazırlanması ile ilgili ayrıntılı bilgi için

    Kronik bronşit, sindirim problemleri, romatizma, kas ve organ ağrıları ve yüksek kan basıncı (tansiyon) öncelikli kullanım alanlarıdır. Ama erken yaşlanmaya karşı uygulanan bir tentür kürü de çok olumlu sonuçlar verir. En zaından 5-6 ay sürecek olan bu kür sırasında, sabah ve öğlen saatlerinde 10-15 damla D6 inceltisi, yarım yemek kaşığı ılık suya eklenerek alınır. Böylece kişi ileri yaşlara kadar sağlıklı ve hareketli kalabilir. Et yemeyi seven, fazla kilolu, gaz şişkinliği çeken yaşlı kişileri hızlı çöküntülerden korumak için de, uzunca bir süre, sabah ve öğlen saatlerinde 10-15 damla D3 inceltisini yarım yemek kaşığı ılık suya ekleyerek kullanmaları önerilir.

Taşköprülüler sarımsağın tatlısını yaptılar:

Sarımsak, yüzyıllardır doğadan gelen en büyük şifa kaynağı olarak biliniyor. Kastamonu'nun şirin ilçesi Taşköprü'de mikrop öldürücü özelliği de olan sarımsağın dünyada ilk kez tatlısı da yapıldı.