|
KASTAMONU |
||||||||||||||||
|
||||||||||||||||
|
||||||||||||||||
| TAŞKÖPRÜ'YÜ MERAK EDİYOR MUSUNUZ | ||
|
|
TAŞKÖPRÜ COĞRAFİ DURUM / EKONOMİ / TARIM / İKLİM / TABİ AFETLER |
|
|
COĞRAFİ ÖZELLİKLER
Kastamonu merkezine 42 km uzaklıkta bulunan Taşköprü,kuzeyde Çatalzeytin ve
Türkeli,güneyde Tosya,doğuda Hanönü ve Boyabat ilçeleri,batıda Kastamonu ile
çevrilidir.Kuzeyde Yaralıgöz
TARIM ÜRÜNLERİ
Taşköprü’nün kültürünü ve tarım ürünlerini ülke
içinde ve ülke dışında tanıtma amacıyla, her yıl eylül
ayının ilk haftasında “ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ” adı
ile bir festival İlki 1987 yılında ulusal nitelikte düzenlenen festivale, 1988 yılından itibaren uluslararası bir hüviyet kazandırılmıştır. Festival süresince yerli ve yabancı halk oyunları ekiplerinin gösterileri, yağlı güreşler, at yarışları, cirit gösterileri ve ünlü sanatçıların konuk olduğu müzik şölenleri gibi geniş ve çok yönlü etkinliklere yer verilmektedir. Festival, üretilenin tüketiciye yeterince ulaşabilmesi için, tanıtımın öneminin idraki ile yapılmaktadır. Taşköprü’nün simgesi olan Beyaz Altın (sarımsak) bu festival vasıtası ile daha geniş halk kitlelerine duyurulacak, daha çok tüketilecek ve böylece emek değer bulacak, sarımsak üreticisi alın terinin karşılığını alarak yarına daha güvenle bakacaktır. Ayrıca geçmişine, kültürüne ve toprağına bağlı Taşköprü insanı, kendi bağrından çıkan, kendi yetiştirdiği insanları ile bu festival vasıtası ile kucaklaşıp hasret giderme imkânına kavuşacaktır. Festival sırasınca en iyi sarımsak üreticilerine ödüller de verilmekte, gelen konukların Taşköprü’nün meşhur konukseverliği ile ağırlanıp, iyi intibalarla ilçeden ayrılmaları sağlanmaktadır.
3.Kendir: Seka Kastamonu Müessesesi ve Sümerbank Taşköprü Kendir Sanayii Müessesesi’nin hammadde ihtiyacı bu üründen sağlanmaktadır. Son yıllarda fazla gelir getirmediği için ekimi azalmıştır. Ayrıca; geçmiş yıllarda kendirin lifinden önemli ölçüde urgan imalatı yapılmaktaydı. Yine son yıllarda bunda da bir azalma görülmektedir. Bu ürünlerin yanı sıra tahıl üretimi de ilçede yaygın olarak yapılmaktadır. Tahıldan elde edilen saman da, bu üretimi yapan köylere ekonomik açıdan yarar sağlamaktadır. TAŞKÖPRÜ'DE EKONOMİK DURUM KASTAMONU'DA TEKSTİL İÇİN TIKLAYINIZ
T Hayvancılık: İlçemizde hayvancılık önemli bir yere sahiptir. Sığır ve koyun ağırlıklı olup, başlıca koyun ırkları Amasya herekesi, Karayaka ve Akkaramandır. Sığırda ise yerli ırk hâkim olmasına rağmen Şeyhli ve Yaylasaray köylerinde bulunan Holstein ve Montofon cinsi boğalar ve Suni tohumlamalarla kültür ırkına doğru yönelmektedir. Ormancılık: İlçemiz topraklarının % 52’si Ormanlık ve fundalıktır. Kayın ve meşe ağaçları yaygındır. İlçenin kereste ve yakacak ihtiyacı kendi ormanlarımızdan karşılanmaktadır. Sanayi ve Ticaret: İlçenin ekonomisi Tarım ve Hayvancılığa dayalıdır. Sanayi kuruluşları açısından yeterince gelişmemiştir. İlçemizde sanayi kuruluşu Mopak Kağıt Fabrikası, Ekol Kontraplak Fabrikası, 1 adet Tekstil Fabrikası 1 adet Gazlıbez Fabrikası, Çok sayıda sarımsak işleme tesisi, 1 adet taş ve kum ocağı, 3 adet Un fabrikası, 1 adet çeltik fabrikası ve 1 adet yem fabrikası mevcuttur. Yörede kendir ve pancar üretiminin yanısıra Türkiye'nin sarımsak ihtiyacının %19'u karşılanmaktadır
1. Sümerbank Taşköprü
Kendir Sanayii Müessesesi: İlçede bol miktarda yetiştirilen kendiri soymak ve
değerlendirmek amacıyla 1947 yılında, Ethem Mahallesi’nde 152, 860 m2
alana kurulmuştur. 4.000 ton kapasiteli olan fabrika, ilçedeki ilk sanayi
kuruluşudur. Kuruluşundan 1951 yılına kadar kendir soyma
faaliyetini sürdüren işletme, 1952 yılında kendir ve jüt elyafından sicim ve
kanaviçe üretimine başlamıştır. 1980 yılında en son teknolojiye göre modernize
edilerek, Bangladeş’ten ithal edilen, hammaddesi jütü işleyip ip haline
getirmektedir.
EKOL KONTRAPLAK FABRİKASI : 4174758 Adres:Taşköprüspor kulübü lokali 37400 Tel: 0 366 4174949 / 0 366 4174900 * Faks: 0366 4173353
Taşköprü'de İklim Taşköprü iklimi orta halde ve yumuşaktır. Sıcaklık, Kasım ayında sıfıra düşmekte ise de; kışın çok şiddetli soğuk olmamaktadır. İlçenin Kastamonu- Boyabat yolu hiçbir zaman kapanmaz. Köylerde de her mevsim ulaşım yapılabilir.İlçenin baharı çok sevimlidir. Sonbaharı ise bambaşka bir güzellik arzeder. 22 Hazirandan itibaren hararet yükselirse de boğucu bir hal yoktur. Kuzeyden ekseriya serinletici bir hava akımı duyulmaktadır. DEPREM
SEL YANGIN İlçe, ara sıra tabii afetlerle de karşılaşmaktadır. 1893'te kısmen yanmış olan Taşköprü, 1927’de yeni baştan yanarak bir kor yığını haline gelmiştir. Şimdiki ilçe 1927’den sonra yeni baştan kurulmuştur. TAŞKÖPRÜ BAŞTANBAŞA NASIL YANDI? T Kastamonu muhabirimiz yazıyor: Anadolu’da emsaline pek ender tesadüf edilebilir denecek derecede güzel ve şirin bir kazamız olan Taşköprü, Zafer Bayramı günü dört saat kadar kısa bir müddet zarfında tamamen kül oldu. O gün saat on üçe doğru, Taşköprü Kaymakamlığı’ndan Kastamonu Vilâyetine çekilen bir telgrafta; kasabada müthiş bir yangın zuhur ettiğinden, Kastamonu’daki otomobillerin derhal gönderilmesi selâmet-i memleket namına rica ediliyordu. Bereket versin Kastamonu beldesi, memlekette itfaiye teşkilâtının yalnız mahalle tulumbalarına inhisârını muvaffak görmeyerek, kat’i bir itfaiye teşkili meselesini derpîş etmiş, iki adet otobüs getirilmiş ve icap eden itfaiye efrâdı da kullanılmaya başlanmıştı. Vilâyet merkezinde bu müthiş haberin duyulması bir bomba gibi tesir etmiş, bayram münasebetiyle Kastamonu’da bulunan Taşköprülüler ve alâkadar Kastamonuluların hepsi otomobillerle Taşköprü’ye gitmişlerdi. Kastamonu beldesi bu feci akıbet üzerine, lüzumu kadar memur ve vesaiti ile kamyonlara binerek muavenete şitâb etmiştir. Yangının dehşetini, kırk dört kilometre uzakta bulunan Kastamonu’dan bile semaya yükselen duman tabakasının keşâfeti sayesinde anlamak kabildi. Hatta telgraf ve telefon muhaberâtı dahi münkati olmuştu. Otomobiller, Taşköprü-Kastamonu arasındaki mesafeyi bir saatte kat ediyorlar. Kastamonu’dan ayrılan kafile Taşköprü’ye vardığında yangın şiddetini artırarak üç kola ayrılmış, kudurmuş bir dalga gibi önüne gelen binaları yalayıp, küle kalb ediyordu. Kazada, mahalle tulumba teşkilâtının dahi adem-i mevcudiyeti yüzünden itfaiye arabaları yetişinceye kadar bir iş görülememiş; yangın, şiddetle esen poyrazın tesiri ile alabildiğine tahribatına devam etmiştir. Halk, bu ani afet karşısında şaşırmış ve herkes kendi başının çaresine baktığı için, bir iş görülememiş ve yangına mani olacak hiçbir tedbir alınamamıştır. Bir evi tahliye edip, eşyasını sirayet ihtimali olmayan evlere nakil etmişler, yarım saat sonra orasının da ateş aldığını görmüşler. Hatta kurtarılan eşyanın bir kısmı yığın halinde dışarıda iken bile yanmıştır. Yangın esnasında Taşköprü’nün bir mahşerden farkı yoktu. Çocuğunu, kardeşini arayanlar, evden çıkaramadıkları ihtiyar ve hastalarını yanıp kül olmaktan kurtarmak için başkalarından istimdat edenler, evvelâ can, sonra canan fikrince hareket edenlerin vaziyeti çok feci bir manzara teşkil ediyordu. Bereket versin başta Kastamonu Valisi Mithat Bey olmak üzere, Belediye Reisi, azaları, Hilâl-i Ahmer Reisi, Fırka Kaza Mütemedi, Tayyare Cemiyeti Reisi ve daha bir çok zevat ile Kastamonulular yetiştiler de şaşkınlıktan ne yaptıklarını bile bilmemek derecesine gelen zavallı halka azami yardımda bulundular. Getirilen itfaiye ve tulumba takımlarının azami yardımı iledir ki, sirâyet etmekte bulunan Tabakhane Mahallesi’ni olsun kurtardılar. Yangın nereden çıktı? Yangın, Karasaid Mahallesi’nde emval metrukeden inen bir muhâcirin iskânına tahsis edilen evden çıkmıştır. Kaza eseri olduğu ve evin delik bacasından yükselen kığılcımların, yakınında bulunan samanlığa düşmesi yüzünden çıktığı söylenmektedir. Yanan mebâni, sekiz yüz hane ile üç yüz dükkândan ibaret zan ve tahmin edilmektedir. Mebâni resmiyeden hangileri yandı? Bunların içinde mebâni resmiye olarak hükümet, jandarma, belediye, telgrafhane, Kız Mektebi ve Ziraat Bankası binaları da vardır. Mebâni resmiyeden yalnız kaza harici denecek kadar uzakta bulunan Askerî Şube ile merkezî bir yerde ve pek açıkta bulunan Erkek Mektebi binaları kurtarılabilmişti. Adliye Dairesi de dahil bulunduğu halde, yanan daire-yi resmiyeden en ufak bir kâğıt olsun çıkarılamamıştır. Adliye Dairesi evrakını bir kısmı çıkarılmış ve hükümet bahçesinin bir köşesine yığılmış ise de, bilâhare ateş oraya da sirayet ederek bu evrak ve defteri de yakmıştır. Hükümetin bu durum katında hapishane de bulunuyordu. Fakat mapuslar yangından kurtarılarak taht-ı muhâfazaya alınmıştır. Ziraat Bankası’nın yalnız evrak ve kasaları kurtarılabilmiştir. Yangından müvelled zarar herhalde, üç milyondan fazla tahmin edilmektedir. Kurtarılan mahalle iki yüz haneye tecavüz etmiyor. Bu da on beş sene önce yine bir yangın ile baştanbaşa yanmış, yeniden yapılmağa başlanmış ve henüz ekserisi tamamlanamamış binalardan mürekkep bir mahalledir. Yangında nüfusça zâiyat dahi vardır. İki çocuğuyla bir ihtiyar kadının yandığı söylenmektedir. Garip bir haber: Yangından mützarar olanların içinde elli bin lira servet sahibi ticarilerimiz de mevcuttur. Yalnız, garip olan bir şey varsa da; Taşköprü ve Kastamonu’nun ileri gelen zenginlerinden olan İstanbul’daki Meydancık Hanı sahibi, Muhammet Salih Efendinin, merkezî bir mahallede bulunan mağazası ve evine, civarındakiler kâmilen yanmasına rağmen hiçbir şey olmamıştır. Halk, akşam saat sekize doğru hep civar bostanlara, tarlalara çıkmışlardı. Fırınların hepsinin yanması yüzünden aç kalan halka, kamyon ve otomobiller Kastamonu’dan ekmek ve erzak taşıyorlardı. Gece yarısına doğru yangından dönen Hilâl-i Ahmer ve belediye azâları kalem reisinin nezdinde bir ictima akd ederek yapılacak işler hakkında görüşmüşler, ve esaslı tedâbir ibrâz etmişlerdir. Bu cümleden olmak üzere açıkta kalan halkın eşya ve diğer şeyleri üzerinde herhangi bir çapulculuk hadisesine meydan vermemek için; altmış kişilik bir müfrezenin otomobillerle Taşköprü’ye gitmesi kararlaştırılmıştır. Bu müfreze beraberinde lüzumu kadar çadır da getirmiştir.
|
||