KASTAMONUTAŞKÖPRÜ

SARIMSAK

TAŞKÖPRÜ

POMPEİPOLİS

AKTİVİTELER KÜLTÜR GELENEK GÖRENEKLER ILGAZ

FESTİVAL

NASIL GİDİLİR
TAŞKÖPRÜ (ancient Pompeiopolis) is a town and district of Kastamonu Province in the Black Sea region of Turkey  The town takes its name from the stone bridge constructed in the 13th century by the Çobanoğlulları on the Gökırmak. The 68 meter span is supported on seven arches and still carries automobile traffic. TAŞKÖPRÜ is 42 km from Kastamonu and is noted for its garlic.
BU İLÇEYİ GEZMEDİYSENİZ DÜNYAYI GEZMİŞ OLAMAZSINIZ

TAŞKÖPRÜ KASTAMONU

         EROLKARA SİTELERİ'NİN BİR HİZMETİDİR

İletişim

ANA SAYFA BU SİTE TAŞKÖPRÜ İLÇESİ HAMZA OĞLU KÖYÜ'NDEN BABAM ŞÜKRÜ OĞLU MERHUM HACI YUSUF KARA  ANISINA HAZIRLANMIŞTIR. ALLAH azze ve celleden KENDİSİNE AF VE RAHMET DİLERİM. AMİN
NEDEN BÖYLE BİR SİTE MEKTUPLARINIZ GENEL TANITIM GÖRÜNTÜLER ZİYARETÇİ DEFTERİMİZ AÇILDI MESAJLARINIZI YAZABİLİRSİNİZ
TAŞKÖPRÜ'YÜ MERAK EDİYOR MUSUNUZ

TAŞKÖPRÜ

COĞRAFİ DURUM / EKONOMİ / TARIM / İKLİM / TABİ AFETLER

 

COĞRAFİ ÖZELLİKLER

HARİTALAR İÇİN TIKLAYINIZ

Kastamonu merkezine 42 km uzaklıkta bulunan Taşköprü,kuzeyde Çatalzeytin ve Türkeli,güneyde Tosya,doğuda Hanönü ve Boyabat ilçeleri,batıda Kastamonu ile çevrilidir.Kuzeyde Yaralıgöz Ormanları’ndan, güneyde Ilgaz Dağı eteklerine kadar 80 km, doğudan batıya doğru, Boyabat ve Sakız Köyü’nden Kastamonu Gölveren Köprüsü’ne kadar 70 km genişlik ve uzunluktadır. Yüzeyi, 1,752 km2  olan Taşköprü’nün belediye hududu: Doğuda; Kaba Deresi, Hazinedaroğlu Köyü, Emerce Mezarlığı’nı takiben Gökırmak, Ağcıkişi Ormanı’nı takip ederek Elekçi Deresi ve Cinlibayır. Kuzeyde; Aygır Kürüzü’nü takiben Küplüpınar, Öteyüz ve Açıkoluk. Güneyde; Kirazlıpınar, Örhenli Yolu, Çevik Değirmenleri, Derice Yarı, Kurbantepesi ve Alisaray Yolu ile çevrilmektedir. Bu sınırlar içersindeki sahanın yüzölçümü 480 hektardır.İlçenin kuzey ve güneyindeki arazi dağlık ve ormanlıktır. Gökırmak Vadisi’nin iki yanı hafif dalgalıdır.Yalnız Gökçeağaç bölgesi özel bir durum arzetmektedir. Bu kesimde kuzey düzlük ise de diğer kısımlar oldukça sarp ve ormanlarla örtülüdür. Taşköprü’nün kuzeyindeki Çangal Dağı 1585 m, doğusundaki Elek Dağı 1540 m, güneybatısındaki Kiraz Dağı 1465 m, güneyindeki Saraycık Dağı 1350 m, batısındaki Obrucuk Dağı ise 900 m yüksekliğindedir. Bu geniş dağları örten ormanlar işletmeye çok müsait bulunmaktadır.İlçenin 126683 hektara varan ormanlarından, 54,574 hektarlık kısmı öteden beri korunmuş ve ulu birer orman haline gelmiştir. Bu ormanlarda mevcut ağaçlar, ilin diğer ormanlarında olduğu gibi; Çam, Köknar, Kayın, Meşe, Kavak ve Ihlamur ağaçlarından oluşur. İlçenin akarsuları arasında en mühim olanı Gökırmaktır. Bu ırmak; Daday, Kastamonu, Karasu, Alpagut, Ağçıkavak, Çit, Çakmak, Çana, Karadere, Hamzaoğlu, Küre ve Kavakpazarı Çayları ile birleştikten sonra Boyabat yönüne doğru devameder. Irmağın iki tarafındaki geniş araziye, birçok bent ve kanallarla hayat verilmekte ve bu sayede kendir, sarımsak, şekerpancarı, tahıl ve bakliyat gibi toprak mahsulleri alınmaktadır. Bölgenin içme sularından başka; Elek Dağı civarında Demirci Müezzin Köyleri’nde maden suları da vardır. İlçede, bakır, krom, demir ve kömür gibi madenler olduğu tespit edilmiştir.

TARIM ÜRÜNLERİ

1. Sarımsak: Sarımsak, ilçenin en önemli tarım ürünlerinin başında gelir. Bu ürün ilçenin simgesi haline gelmiştir. Dünyanın en kaliteli sarımsağını yetiştiren ilçede yıllık sarımsak üretimi  20.000 tona ulaşmaktadır.

 Taşköprü’nün kültürünü ve tarım ürünlerini ülke içinde ve ülke dışında tanıtma amacıyla, her yıl eylül ayının ilk haftasında “ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ” adı ile bir festival düzenlenmektedir.

 İlki 1987 yılında ulusal nitelikte düzenlenen festivale, 1988 yılından itibaren uluslararası bir hüviyet kazandırılmıştır. Festival süresince yerli ve yabancı halk oyunları ekiplerinin gösterileri, yağlı güreşler, at yarışları, cirit gösterileri ve ünlü sanatçıların konuk olduğu müzik şölenleri gibi geniş ve çok yönlü etkinliklere yer verilmektedir.

 Festival, üretilenin tüketiciye yeterince ulaşabilmesi için, tanıtımın öneminin idraki ile yapılmaktadır. Taşköprü’nün simgesi olan Beyaz Altın (sarımsak) bu festival vasıtası ile daha geniş halk kitlelerine duyurulacak, daha çok tüketilecek ve böylece emek değer bulacak, sarımsak üreticisi alın terinin karşılığını alarak yarına daha güvenle bakacaktır. Ayrıca geçmişine, kültürüne ve toprağına bağlı Taşköprü insanı, kendi bağrından çıkan, kendi yetiştirdiği insanları ile bu festival vasıtası ile kucaklaşıp hasret giderme imkânına kavuşacaktır.

 Festival sırasınca en iyi sarımsak üreticilerine ödüller de verilmekte, gelen konukların Taşköprü’nün meşhur konukseverliği ile ağırlanıp, iyi intibalarla ilçeden ayrılmaları sağlanmaktadır.

2. Pancar: Pancar da ilçe tarım ürünleri içinde önemli bir yere sahiptir. Kastamonu’ya bağlı Kastamonu Şeker Fabrikası’nın ihtiyacı olan pancarın çok büyük bir bölümü Taşköprü ilçesinden sağlanmaktadır.

3.Kendir: Seka Kastamonu Müessesesi ve Sümerbank Taşköprü Kendir Sanayii Müessesesi’nin hammadde ihtiyacı bu üründen sağlanmaktadır. Son yıllarda fazla gelir getirmediği için ekimi azalmıştır. Ayrıca; geçmiş yıllarda kendirin lifinden önemli ölçüde urgan imalatı yapılmaktaydı. Yine son yıllarda bunda da bir azalma görülmektedir. 

Bu ürünlerin yanı sıra tahıl üretimi de ilçede yaygın olarak yapılmaktadır. Tahıldan elde edilen saman da, bu üretimi yapan köylere ekonomik açıdan yarar sağlamaktadır.

TAŞKÖPRÜ'DE EKONOMİK DURUM

KASTAMONU'DA TEKSTİL İÇİN TIKLAYINIZ

Taşköprü ekonomisi, büyük ölçüde tarım ve hayvancılık ile belirli ölçüde ticaret ve sanayie dayalıdır. Uzun yıllar faaliyet gösteren Sümerbank Kendir fabrikası, yıllar önce kapanmıştır. SEKA kağıt fabrikası da bir kaç yıl önce özelleştirmeyle MOPAK'a satılmıştır. Halen faal olan kağıt fabrikası yanında, son yıllarda bazı küçük sanayi işletmeleri(ağaç işleri, konfeksiyon, sarımsak işleme gibi) de faaliyete geçmiştir. Taşköprü'lü müteşebbislerce kurulan EKOL ağaç sanayii,halen faaliyettedir

Hayvancılık: İlçemizde hayvancılık önemli bir yere sahiptir. Sığır ve koyun ağırlıklı olup, başlıca koyun ırkları Amasya herekesi, Karayaka ve Akkaramandır. Sığırda ise yerli ırk hâkim olmasına rağmen Şeyhli ve Yaylasaray köylerinde bulunan Holstein ve Montofon cinsi boğalar ve Suni tohumlamalarla kültür ırkına doğru yönelmektedir.

Ormancılık: İlçemiz topraklarının  % 52’si Ormanlık ve fundalıktır. Kayın ve meşe ağaçları yaygındır. İlçenin kereste ve yakacak ihtiyacı kendi ormanlarımızdan karşılanmaktadır.

Sanayi ve Ticaret: İlçenin ekonomisi Tarım ve Hayvancılığa dayalıdır. Sanayi kuruluşları açısından yeterince gelişmemiştir.  İlçemizde sanayi kuruluşu Mopak Kağıt Fabrikası, Ekol Kontraplak Fabrikası, 1 adet Tekstil Fabrikası 1 adet Gazlıbez Fabrikası, Çok sayıda sarımsak işleme tesisi, 1 adet taş ve kum ocağı, 3 adet Un fabrikası, 1 adet çeltik fabrikası ve 1 adet  yem fabrikası mevcuttur.

         Yörede kendir ve pancar üretiminin yanısıra Türkiye'nin sarımsak ihtiyacının %19'u karşılanmaktadır

 1. Sümerbank Taşköprü Kendir Sanayii Müessesesi: İlçede bol miktarda yetiştirilen kendiri soymak ve değerlendirmek amacıyla 1947 yılında, Ethem Mahallesi’nde  152, 860 m2 alana kurulmuştur. 4.000 ton kapasiteli olan fabrika, ilçedeki ilk sanayi kuruluşudur. Kuruluşundan 1951 yılına kadar kendir soyma faaliyetini sürdüren işletme, 1952 yılında kendir ve jüt elyafından sicim ve kanaviçe üretimine başlamıştır. 1980 yılında en son teknolojiye göre modernize edilerek, Bangladeş’ten ithal edilen, hammaddesi jütü işleyip ip haline getirmektedir.
 2. Seka Kastamonu Müessesesi:
Taşköprü-Bayabat yolu üzerinde, ilçeye 7km uzaklıkta  744,486 m2 alana kurulmuştur. 1975 yılında inşaatına başlanan, 24 Kasım 1984 tarihinde işletmeye açılan ve 1987 yılı sonu itibariyle 26 milyar liraya mal olan büyük bir fabrikadır. Hammadde olarak, büyük bir kısmı ilçeden temin edilen kendir ve ithal edilen jüt kullanılmaktadır. Çalışma konusu: Kendir sapı ve lifinden sigara kâğıdı ihtiyacı olan selülozu üreterek, sigara kâğıdı ve filtre uç kâğıdı imalâtını yapmak ve satışını sağlamaktır. SEKA kağıt fabrikası da bir kaç yıl önce özelleştirmeyle MOPAK'a satılmıştır.
3. Ekol Kontraplak Fabrikası:
Taşköprü-Boyabat yolu üzerinde, ilçeye  5km uzaklıkta bulunmaktadır. 1999 yılı başında faaliyete geçen fabrika; Taşköprü’nün ileri gelen esnafları tarafından ortaklaşa kurulmuştur.
 Bu fabrikaların yanında ilçede; Nazlı Hazır Giyim ve Tirol Konfeksiyon olmak üzere iki tane de tekstil alanında fabrika vardır. Kastamonu ilçeleri içerisinde Taşköprü, ekonomik bakımdan en ileride olan ilçe konumundadır.

EKOL KONTRAPLAK FABRİKASI : 4174758
GAZLI BEZ FABRİKASI : 4161604
İNTER TRADE TEKSTİL FABR. : 4174841-4174842
REİS GIDA SARIMSAK FABR. : 4175160

    Adres:Taşköprüspor kulübü lokali 37400

  Tel:   0 366 4174949 /  0 366 4174900  * Faks: 0366 4173353

Taşköprü'de İklim

Taşköprü iklimi  orta halde ve yumuşaktır. Sıcaklık, Kasım ayında sıfıra  düşmekte ise de; kışın çok şiddetli soğuk olmamaktadır. İlçenin Kastamonu- Boyabat yolu hiçbir zaman kapanmaz. Köylerde de her mevsim ulaşım yapılabilir.İlçenin baharı çok sevimlidir. Sonbaharı ise bambaşka bir güzellik arzeder. 22 Hazirandan itibaren hararet yükselirse de boğucu bir hal yoktur. Kuzeyden ekseriya serinletici bir hava akımı duyulmaktadır.

DEPREM

1943 depremi Taşköprü ve çevresinde de bütün şiddetiyle hissedilmiştir. Binaları iyi yapıldığından ilçede fazla tahribat olmamıştır. Sadece bir kısım eski bina ile iki minare hasara uğramıştır.

SEL
1939, 1972 ve1998 yıllarında Gökırmak ve kollarının kapladığı alana yağan çok şiddetli yağmur neticesi, korkunç sel suyu baskını olmuş; ırmağın iki yanındaki arazi baştanbaşa sular altında kalmış ve büyük miktarda maddi zarar olmuştur. 

YANGIN

İlçe, ara sıra tabii afetlerle de karşılaşmaktadır. 1893'te kısmen yanmış olan Taşköprü, 1927’de yeni baştan yanarak bir kor yığını haline gelmiştir. Şimdiki ilçe 1927’den sonra yeni baştan kurulmuştur.

 TAŞKÖPRÜ BAŞTANBAŞA NASIL YANDI?

Taşköprü Yangını: 1927 yılı Vakit Gazetesi’nin haberi: (Haber, İslamî harflerden Latin harflerine çevrilmiştir).

Kastamonu muhabirimiz yazıyor:

Anadolu’da emsaline pek ender tesadüf edilebilir denecek derecede güzel ve şirin bir kazamız olan Taşköprü, Zafer Bayramı günü dört saat kadar kısa bir müddet zarfında tamamen kül oldu.

 O gün saat on üçe doğru, Taşköprü Kaymakamlığı’ndan Kastamonu Vilâyetine çekilen bir telgrafta; kasabada müthiş bir yangın zuhur ettiğinden, Kastamonu’daki otomobillerin derhal gönderilmesi selâmet-i memleket namına rica ediliyordu.

 Bereket versin Kastamonu beldesi, memlekette itfaiye teşkilâtının yalnız mahalle tulumbalarına inhisârını muvaffak görmeyerek, kat’i bir itfaiye teşkili meselesini derpîş etmiş, iki adet otobüs getirilmiş ve icap eden itfaiye efrâdı da kullanılmaya başlanmıştı.

 Vilâyet merkezinde bu müthiş haberin duyulması bir bomba gibi tesir etmiş, bayram münasebetiyle Kastamonu’da bulunan Taşköprülüler ve alâkadar Kastamonuluların hepsi otomobillerle Taşköprü’ye gitmişlerdi. Kastamonu beldesi bu feci akıbet üzerine, lüzumu kadar memur ve vesaiti ile kamyonlara binerek muavenete şitâb etmiştir.

 Yangının dehşetini, kırk dört kilometre uzakta bulunan Kastamonu’dan bile semaya yükselen duman tabakasının keşâfeti sayesinde anlamak kabildi. Hatta telgraf ve telefon muhaberâtı dahi münkati olmuştu.

 Otomobiller, Taşköprü-Kastamonu arasındaki mesafeyi bir saatte kat ediyorlar. Kastamonu’dan ayrılan kafile Taşköprü’ye vardığında  yangın  şiddetini  artırarak  üç

kola ayrılmış, kudurmuş bir dalga gibi önüne gelen binaları yalayıp, küle kalb ediyordu. Kazada, mahalle tulumba teşkilâtının dahi adem-i mevcudiyeti yüzünden itfaiye arabaları yetişinceye kadar bir iş görülememiş; yangın, şiddetle esen poyrazın tesiri ile alabildiğine tahribatına devam etmiştir.

 Halk, bu ani afet karşısında şaşırmış ve herkes kendi başının çaresine baktığı için, bir iş görülememiş ve yangına mani olacak hiçbir tedbir alınamamıştır. Bir evi tahliye edip, eşyasını sirayet ihtimali olmayan evlere nakil etmişler, yarım saat sonra orasının da ateş aldığını görmüşler. Hatta kurtarılan eşyanın bir kısmı yığın halinde dışarıda iken bile yanmıştır.

 Yangın esnasında Taşköprü’nün bir mahşerden farkı yoktu. Çocuğunu, kardeşini arayanlar, evden çıkaramadıkları ihtiyar ve hastalarını yanıp kül olmaktan kurtarmak için başkalarından istimdat edenler, evvelâ can, sonra canan fikrince hareket edenlerin vaziyeti çok feci bir manzara teşkil ediyordu. Bereket versin başta Kastamonu Valisi Mithat Bey olmak üzere, Belediye Reisi, azaları, Hilâl-i Ahmer Reisi, Fırka Kaza Mütemedi, Tayyare Cemiyeti Reisi ve daha bir çok zevat ile Kastamonulular yetiştiler de şaşkınlıktan ne yaptıklarını bile bilmemek derecesine gelen zavallı halka azami yardımda bulundular.

 Getirilen itfaiye ve tulumba takımlarının azami yardımı iledir ki, sirâyet etmekte bulunan Tabakhane Mahallesi’ni olsun kurtardılar.

 Yangın nereden çıktı?

Yangın, Karasaid Mahallesi’nde emval metrukeden inen bir muhâcirin iskânına tahsis edilen evden çıkmıştır. Kaza eseri olduğu ve evin delik bacasından yükselen kığılcımların, yakınında bulunan samanlığa düşmesi yüzünden çıktığı söylenmektedir. Yanan mebâni, sekiz yüz hane ile üç yüz dükkândan ibaret zan ve tahmin edilmektedir.

Mebâni resmiyeden hangileri yandı?

Bunların içinde mebâni resmiye olarak hükümet, jandarma, belediye, telgrafhane, Kız Mektebi ve Ziraat Bankası binaları da vardır. Mebâni resmiyeden yalnız kaza harici denecek kadar uzakta bulunan Askerî Şube ile merkezî bir yerde ve pek açıkta bulunan Erkek Mektebi binaları kurtarılabilmişti. Adliye Dairesi de dahil bulunduğu halde, yanan daire-yi resmiyeden en ufak bir kâğıt olsun çıkarılamamıştır.

 Adliye Dairesi evrakını bir kısmı çıkarılmış ve hükümet bahçesinin bir köşesine yığılmış ise de, bilâhare ateş oraya da sirayet ederek bu evrak ve defteri de yakmıştır. Hükümetin bu durum katında hapishane de bulunuyordu. Fakat mapuslar yangından kurtarılarak taht-ı muhâfazaya alınmıştır. Ziraat Bankası’nın yalnız evrak ve kasaları kurtarılabilmiştir.

 Yangından müvelled zarar herhalde, üç milyondan fazla tahmin edilmektedir. Kurtarılan mahalle iki yüz haneye tecavüz etmiyor. Bu da on beş sene önce yine bir yangın ile baştanbaşa yanmış, yeniden yapılmağa başlanmış ve henüz ekserisi tamamlanamamış binalardan mürekkep bir mahalledir.

 Yangında nüfusça zâiyat dahi vardır. İki çocuğuyla bir ihtiyar kadının yandığı söylenmektedir.

 Garip bir haber:

Yangından mützarar olanların içinde elli bin lira servet sahibi ticarilerimiz de mevcuttur. Yalnız, garip olan bir şey varsa da; Taşköprü ve Kastamonu’nun ileri gelen zenginlerinden olan İstanbul’daki Meydancık Hanı sahibi, Muhammet Salih Efendinin, merkezî bir mahallede bulunan mağazası ve evine, civarındakiler kâmilen yanmasına rağmen hiçbir şey olmamıştır.

 Halk, akşam saat sekize doğru hep civar bostanlara, tarlalara çıkmışlardı. Fırınların hepsinin yanması yüzünden aç kalan halka, kamyon ve otomobiller Kastamonu’dan ekmek ve erzak taşıyorlardı.

Gece yarısına doğru yangından dönen Hilâl-i Ahmer ve belediye azâları kalem reisinin nezdinde bir ictima akd ederek yapılacak işler hakkında görüşmüşler, ve esaslı tedâbir ibrâz etmişlerdir. Bu cümleden olmak üzere açıkta kalan halkın eşya ve diğer şeyleri üzerinde herhangi bir çapulculuk hadisesine meydan vermemek için; altmış kişilik bir müfrezenin otomobillerle Taşköprü’ye gitmesi kararlaştırılmıştır. Bu müfreze beraberinde lüzumu kadar çadır da getirmiştir.